10 Eylül 2017 Pazar

Tükenmişlik Sendromuna Dikkat!


   Her sabah aynı saatte uyanıyorsunuz. Çalar saatinizin zırıltısıyla başlıyor gününüz. Uyku aleminden dünyaya adımınızı attığınız an(diğer bir bakış açısıyla uyku aleminden gerçekliğin uykusuna daldığınızda) sizin için gün başlar aniden. Hemen zihniniz toparlanır. Dünden kalan ne kadar bilgi var ise bilincinize yüklenir. Tüm dertler, tasalar, işler ve sıkıntılar. Sanki yerinizden kalklar kalkmaz sırtınıza yüklenen bir moloz çuvalı gibi.

Sucuklu yumurtanıza dertlerinizi ortak etmeyin!


   Tuvalete giderken, mutfakta kavhaltı yaparken ve üstünüzü giyinirken sürekli bu sorunları düşünürsünüz. Aklınıza patronunuz ile yaptığınız münakaşa gelir. İş arkadaşlarınızla aranızda geçen olaylar zihninizin masaına yatırılır. Siz bir tabak sucuklu yumurtaya ekmek banarken zihniniz de zavallı beyninizi bu konulara bandırıp bandırıp aklınızı yorar. Kaygılar sıkıntılar... Acaba firma gönderdiğim görseli doğru basacak mı? Falanca müşterinin şikayeti patronun kulağına gitti mi? Bu ve bunun gibi bir sürü sorun. Bunlara bir de özel yaşamın sıkıntıları da eklenince daha mesai başlamadan yorulmaya başlarsınız.

günlük enerji
Günlük enerjinizi dertlere harcamayın.
   Bu noktadan itibaren enerjiniz tükenmeye başlıyor. Halbuki sabah vakti günlük enerjinizin en önemli kısmını depolamanız gereken zaman dilimidir. Eğer her sabahı bu şekilde geçirmeye devam ederseniz yıllanmış her çalışanın kaşılaştığı mutsuz sona doğru ilerlemeye başlarsınız. Depresyon ve bunalım buhranları... Erken yaşlanma ve tükenmişlik sendromu vesaire vesaire... Bir süreden sonra bu kadar çok yükü kaldıramaz; taşıyamaz hale geliyorsunuz. Peki bu durmdan bir çıkış yok mu? İlle de uzaklara bir kaçış ya da kendini yollara vuruş şart mı?


   Şunu unutmayın hepimiz insanız. Birer kişiyiz. Bir birimlik iş gücümüz var ve zamanın bir noktasında aynı anda sadece bir yerde olabiliyoruz. Her zaman her şeye yetişemeyiz. Her şeyi ancak zamanla halledebiliriz. Evet sorunlar sırtınızdaki bir çuval değersiz yük gibi görünebilir. Bu kadar çok yükünüz varken kendinize sormanız geren bir soru var. Önemli ve can alıcı bir soru. Bu yükleri sırtıma kim yükledi? Eğer samimi bir şekilde bu soruyu cevaplandıracak olursanız. Cevabın kendinizde olduğunu görürsünüz. Kendinize çok yükleniyorsunuz. Temel problem bu. Tüm yükleri sırtlanmaya, her işe yetişmeye çalışıyorsunuz. Bu büyük bir HATA!






Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

E-posta ile Takip Et