girişimcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
girişimcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2021 Perşembe

Kitle fonlamasıyla uzay yolculuğu

Crowdfunding Uzay Projesi "Copenhagen Suborbitals" Hakkında Her Şey



"Copenhagen Suborbitals'ı 
Kitle fonlaması yapan destekçileri
ve gönüllü çalışanları uzaya taşıyacak"   


copenhagen suborbitals denizden roket kalkıyor
 Copenhagen Suborbitals projesi kitle fonlaması desteğiyle yürütülen bir proje.
Projede alt-yörüngeye gönderilecek roketler deniz üzerindeki yüzer rampalardan fırlatılacak.(fotoğraf: Copenhagen Suborbitals)


    Danimarkalı bir grup idealist sivil mühendis tarafından kurulan ve kitle fonlamasının sınırlarının dünyamızı bile aşabileceğini bizlere gösteren bir proje Copenhagen Suborbitals. 2008 yılında Peter Madsen ve Kristian Von Bergston öncülüğünde amatör bir ruhla kurulan oluşumun temeli Peter Madsen'in çocukluğundan beri gelen uzay tutkusuna dayanıyor.

Kitle fonlaması(Crowdfunding) nedir?

    Sosyal mecralarda çoğunlukla ingilizce adıyla(Crowdfunding) anılan kitle fonlaması, bir girişimci/veya girişimcilerin oluşturduğu ve internet üzerinden duyurusunu yaptığı projeye çok katılımcının küçük miktarda bağışlar/yatırımlar ysapmasına dayanan yeni nesil bir yatırım ve fonlama sistemidir. Crowdfunding sisteminde yatırımcılar online ödeme kanalları üzerinden ödeme yaparlar. Çoğunlukla yapılan ödemeler üretilecek ilk ürün karşılığı ya da hisse karşılığıdır.

    Geçtiğimiz yıllarda kitle fonlama yöntemiyle kaynak bulma imkanı pek çok küçük girişimcinin, starup'ın parlak fikirlerini hayata geçirmelerine olanak verdi. Copenhagen Suborbitals de Crowdfunding'in geldiği en uç noktalardan birisi. 

Copenhagen Suborbitals Projesinin detayları

    Çalışanların önemli bir kısmının ücret almadan gönüllülük esasına dayanan proje destekçilerinden gelen bağışlarla faaliyete başlamış. Projeye dahil olan 55 civarında mühendis ve teknisyen günlük mesailerinin bitmesinin ardından kalan zamanlarda ve tatil günlerinde bu ilginç girişim için ücretsiz çalışıyorlar. Tabi Danimarka gibi kişi başı düşen gelirin yüksek olduğu, emeğinizin karşılığını alabileceğiniz bir ülkede insanların böyle zor ve tehlikeli bir iş için ücretsiz çalışması normalken bizim güzel Türkiye'mizde henüz emeğimizin karşılığını bile tam alamazken bir de para almadan böyle zor bir projeye zaman ayırabilecek insan bulmak pek mümkün görünmüyor malesef. Zaten projenin en değerli varlığı bilgi birikimini gönüllü olarak paylaşan bu eğitimli insan kaynağı.

    Bir sanayi sitesi denilebilecek bir yerde küçük bir atölyede üretime başlanan projede üretilen roket prototoiplerinin fırltama denemeleri deniz üzerinde yüzer bir rampada yapılmaktadır. Şimdiye kadar 2 uzay kapsülü prototipi üretilen projede 6 roket uçuş denemesi yapılmış. En son başarılı roketleri Nexo II Ağustos 2018 başarılı bir uçuş gerçekleştirmiş. Şu anki hedefleri yer kasbuğundan 100 km yukseğe, Suborbital yani alt yörüngeye insanlı bir uzay kapsülü oturtabilmek. Bunun için geliştirme süreci devam eden uzay kapsülünün adı ise Spica. Kendi astronot yetiştirme programı da olan projede şimdilik 3 astronot adayı mevcut.

Projenin yaratıcıları ve Copenhagen Suborbitals astronot adayı Spica uzay kapsülü prototipinin yanında.
Projenin yaratıcıları ve Copenhagen Suborbitals astronot adayı
Spica uzay kapsülü prototipinin yanında. (fotoğraf: Copenhagen Suborbitals)


  Projenin başlangıcında elde edilen bilgi birikiminin ve teknolojinin opensource olarak herkesle açık bir şekilde paylaşılacağı duyurulmuşken ilerleyen zamanlarda teknolojinin paylaşılmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle devlet tarafından engellendiği ifade edilerek bundan vazgeçilmiştir.  


Projenin gelir kaynakları

    Hem kendi websitesi üzerinden hem de indiegogo gibi crowdfunding platformlarından bağış alan projede destek aylık 5 ABD Dolarından başlıyor ve artan miktarlara göre adınızı roket üzerine yazdırmak, roket uçuş denemelerini ekiple beraber izleyebilme imkanı, poster gibi hediye ve imkanlar sunuyor.

    Copenhagen Suborbitals projesi, kitle fonlaması desteğine ek olarak Solidworks, Jaksa gibi yazılım ve sanayi teknolijeri alanında isim yapmış 10'a yakın firmadan sponsorluk desteği de almaktadır.

    Tabi ki en büyük destek daha önce de söylediğim gibi ücretsiz olarak gönüllülük esasına göre yılların bilgi birikimi ve deneyimini projeye aktaran aralarında makine, kontrol, uçak mühendisliği, yazılım mühendisliği gibi pek çok uzmanlığa sahip gönüllülerden geliyor.


 

20 Kasım 2021 Cumartesi

Geç Kalmak Bir Yaşam Tarzı Mıdır?

 
İyimser insanların ilginç bir ortak özelliği var;"GEÇ KALMAK!"


Öncede bir reklam ajansında çalışıyordum.
O zamanlarda sabah 5-5:30 arası uyanırdım
 ve ajanstaki saat 10'da başlayan işime
en az yarım saat geç kalmayı başarırdım.


tam zamanında işinin başında
İşe vaktinde gitmek iyidir ama yaratıcı fikirlerle gitmek daha iyidir.

    Bu ajansta 8 yıla yakın çalıştım yani ayrılma nedenim geç kalmak değildi. Sabahları işe gitmeden önce spor yapardım, çok terlemişsem duşa girer ardından sizlerin belki ancak haftasonları yapabildiğiniz derecede mükellef bir kahvaltı yapar ardından o ara okuduğum bir kitap ya da takip ettiğim makaleler varsa bir  göz atayım der.. vee... burası biraz bulanık nasıl oluyorduysa istesem sabahın yedisinde masamın başında olabileceğim işe 10 buçuk hatta 11'de varmayı başarırdım. 

    Bu gizemi bugün bile çözemedim ama bildiğim bir şey varsa o da bu işe geç kalmalar hiçbir zaman işteki performansımı etkilemedi. Hatta kendime ayırdığım bu "kaçamak" zamanlar yaratıcılığımı körükledi. Tabi ki Türkiye'deki işverenlerin yüzde 99'una bunu anlatamazsınız. Çok az kişi böyle bir çalışana tahammül eder. Neyse ki o zamanki patronum açık görüşlü bir insandı.

    Biraz daha geçmişe, ilk okul yıllarıma gittiğimde asla unutamadığım bir anım var. O zamanlar geç kalma işini iyice abartmıştım, resmen kendime göre bir zaman akışım vardı. Teneffüslerden geç dönerdim, ödevleri geç teslim ederdim. Hatta işi öyle ilerletmiştim ki o zamanlar oturduğumuz evimiz okulumuzun karşısında olmasına rağmen ben okula da bir şekilde geç kalmayı başarmış ve müdür yardımcısından "geç kağıdı" almaya gittiğimde bir ton azar işitmiştim.

    Yani kesinlikle söyleyebilirim ki: geç kalmak bir yaşam tarzı, eskilerin deyişiyle mizaçtır. Kendinize ait, dünyadan bağımsız bir zaman akışınız varsa ya buna göre meslekler seçmelisiniz(bu noktada seçemnekleriniz oldukça az oluyor maalesef) ya da girişimci olup kendsi işinizi kurarak müşterilerinizi ve iş akışlarınızı kendi zaman algınıza göre yönlendirmenizdir.

    Unutmayın sadece bir kez yaşama şansınız var bu dünyada. Tek jetonla oynanan bir oyun bu hayat dediğmiz...


    Yazının devamında internette rastladığım ve bu yazıyı yazmak konusunda bana ilham veren bir makaleden bahsedeceğim. Makalenin orjinalini bu adresten okuyabilirsiniz. 

    Briana Morrisson konuyla ilgili yazdığı makalesinde geç kalma alışkanlığı olan insanların iyimser, multitasking yani aynı anda birden çok görevi yerine getirebilen insanlar olduklarından bahsediyor. İyimserlik de stresi azalttığı için hem kişinin sağlığına büyük ölçüde fayda sağlıyor hem de stressiz beyin daha hızlı ve verimli çalışıyor. 


sağlıklı ve uzun yaşam için stresten uzak durun
Mutluluk, sağlık ve başarı dolu uzun yaşam için stresten uzak durun.

    Stres kardiyovasküler sağlığımızı olumsuz etkileyen kalp-damar hastalıklarına yol açan ve en az kanser kadar tehlikeli bir duygudur. İyimser insanlar daha az stresli oldukları için daha uzun bir ömüre sahip olurlar. "Mutlu ve uzun yaşamak" kulağa güzel geliyor.

     Geç kalma alışkanlığına sahip insanlar ellerinde kalan kısıtlı zamanda beyinlerini işe maksimum seviyede odakladıkları için yaratıcı fikirler üretme konusunda da oldukça başarılılar.


Son söz

    Günümüz girişimcilerinin hayatlarına, yaşam tarzlarına da baktığımızda 9-5 tarzı bir mesai düzeni göremezsiniz. Genelde bir yenilik yaratma sürecine girdiğinde geceyarısı yatağından fırlayıp çalışmaya başlar, zihinlerindeki fikri hayata geçirmek için ortamın koşullarına uymazlar; kendi koşullarını, kendi zamanlarını yaratırlar. Hiç karamsar bir girişimci, daha doğrusu başarılı olmuş karamsar bir girişimci gördünüz mü? 


Kendi zamanınınza sahip olmanız dileğiyle...


15 Kasım 2021 Pazartesi

Richard Branson'ın 40 Yıl Öncesine Mektubu


"Gelecekte işinde ne kadar 'şanslı' olacağını hesaplı riskleri almaya ne kadar istekli olacağın belirleyecek." 


   Dün sabah pazar günü olmasına rağmen erken uyandım. Saat 6 buçuk dolaylarıydı. Sevdiğim makaleleri tekrar tekrar okumak gibi bir huyum vardır. Pazar sabahına da böyle başladım. Zamanın ruhuna uygun bir şekilde sürekli güncellenen vizyonunu örnek aldığım ünlü iş insanı Richard Branson'ın bir makalesiydi okuduğum. 2016 yılında yayınlanan makalede Branson 40 yıl öncesine, 25 yaşındaki genç haline yazdığı mektubu paylaşıyordu.


Ünlü iş insanı Richard Branson Gülümseyen fotoğrafı

Virgin Group'un vizyoner CEO'su ve kurucusu Richard Branson.


   İşe güce ara verip, durup şöyle bir geçmişe bakmak her insanın mutlaka yapması gereken, insanın duygularını, hayata bakışını ve hedeflerini tazeleyen bir tutumdur. Richard Branson da göz alıcı başarılar ve aynı oranda büyük başarısızlıklarla geçmiş ama dalgalı da olsa yukarı yönde seyreden bir başarı çizgisine sahip bir hayatın ardından geçmişe bakarak kendi gençliğine dolu dolu yaşadığı hayatının bilgeliğini aktarıyordu. 




Richard Branson gençliği siyah beyaz. Masa üzerine oturmuş çalışıyor.

Genç Richard Branson masasında, işinin başında. 



   Kurgusal da olsa bu bilgi aktarımı aslında insan için bir nevi hayat muhasebesi, "neyi, ne için yapıyorum?" sorgulaması yapmasını sağlayan ve kendi başarı ve mutluluk yolunda nerelerden geldiğini ve "aslında" nereye gitmesi gerektiğini anlaması için güzel fırsatlar barındırıyor.

   Şöyle de güzel bir tavsiye veriyor Richard Branson genç Richard'a: "Gelecekte işinde ne kadar 'şanslı' olacağını hesaplı riskleri almaya ne kadar istekli olacağın belirleyecek."

Makalenin orjinalini bu linkten okuyabilirsiniz.